Geleneksel Sanatlarımız Yeni Bir Akışla Buluşuyor

Serginin küratörü, milletlerarası sanat çevrelerinin yakından tanıdığı Berkan Karpat, Nuruosmaniye Camii Mahzen’de 17 eser sergilendiğini belirterek, “Çerçeve içi Çerçeve dışı” teması ile yola çıktığımız 2. Yeditepe Bienali, ‘içeride’ kaybettiğimizi ‘dışarıda’ aramanın sonuçlarına ilişkin soruları da beraberinde getiriyor. Bu kapsamda mahzendeki çalışmalarımız da, geleneksel sanat eğitimi almış sanatçıların sanat icrası ve sergileme tarzları hakkındaki sorularını görünür kılma çabasının sonucu olarak yer alıyor. Bu Nedenle daha fazla hem modern sanatın keza de geleneksel sanatın sergileme pratiklerinin geleceğine dair umut ve umutsuzlukların dile gelmesi diyebiliriz” dedi. Mahzende sergilenen eserlerin, enstalasyon anlamında bir “atama” yok bir tür “yerini arama” “her şeyin zaten yerli uygun olduğu”na dair kadim Anadolu bilgeliğinin çağrısını işitmeye ve duyurmaya dair bir öneri olduğunu hatırlattığına uyarı çeken Karpat, sözlerini şöyle sürdürdü:

Yeni bir akışın başlangıcı

“Anadolu bilgeliği bize her şeyin yerli yerinde olduğu bir alem tasavvurunu gösterir. Eserler, yerleştirmenin ötesinde bu coğrafyanın mirasını teşekkül ettiği mekanlar olan kitap ve mimaride yerini arama çabasının bir tezahürü olarak görülebilir. Her eserin kendine ait bir sergileme biçimi vardır ve her sanatkâr eserini üretirken bu konuyla karşılaşır, ona çözüm üretir. Mekanı geleneksel Türk sanatının bir laboratuvarı olarak düşünürsek, eserler de sanatçıların istikamet alma denemesinin işareti. Onu da mahzende yaşatıyoruz. Bu kısmen ve yeni bir akışın başlangıcına da bir sinyâl veriyor.”

Geleneksel Sanatlarımız Yeni Bir Akışla Buluşuyor
Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan ise “Bienal” gibi detaylı bir kültür sanat etkinliğinin, Fatih’te, sur içinin özgün güzellikteki mekânlarında gerçekleştirilecek olmasından duyduğu memnuniyeti açıklama ederek, “Yeditepe Bienali’nde yurt içi ve dışından 226 sanatçımızı ağırlıyor, İstanbul’la özdeşleşmiş 4 kayda değer mekânda, 282 sanat eserine ev sahipliği yapıyoruz. Bienalin, keza seçilen ilham verici temasıyla, keza de eserlerin zihinlerde yarattığı zengin çağrışımlar ve sergilenme tarzlarıyla, verimli sanatsal tartışmalara olanak sağlayacaktır.” Dedi.

Kapılarını ilk önce Yeditepe Bienali için açtı
2. Yeditepe Bienali üç öbür mekanda yer alıyor: Süleymaniye Camii İmareti, Nuruosmaniye Camii Mahzeni ve Yedikule Hisarı. Üç mekan da bir tür “ara-mekan” olmaları özelliği ile misafirlerini çerçevede değilse de eşikte karşılamaya ve onları “içeri” gösteri etmeye aday özelliğinde. Bienalin, mekanların mimari özelliklerine yerinde bir harmoni içeren sergileme yöntemleri var.
Nuruosmaniye Külliyesi, şehrin merkezî bir kesiminde ve ticaret bölgesinin yaklaşık olarak içinde Kapalı Çarşı’ya komşu olarak I. Mahmud tarafından 1749’te temeli atılarak inşasına başlanmışsa da onun ölümü üzerine kardeşi III. Osman kadar bitirilmiş ve 1755’te ibadete açılmıştır. III. Osman camiye Nûr-ı Osmânî (Nuruosmaniye) adını vermekle görünüşe göre hanedanın ismini, doğrusu ise kendi adını baki kılmıştır. Nuruosmaniye Külliyesi cami, hünkâr kasrı, medrese, kütüphane, türbe, sebil, çeşme, aşhane-imaret ve dükkânlardan meydana gelmiştir. Cami yatkın bir arazide kurulduğundan cami ile avlunun teşkil ettiği terasın aşağı yer alan ve ola ki de çarşı olarak düşünülmüş olan mahzen, 1.Yeditepe Bienali’ne dek hiç kullanılmamıştı

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir